İngilizce Çeviri Sürecinde Metin Türüne Sadakat ve İngilizce Sözlük Kullanımı

  • admin
  • 3 Months ago
  • 0

Metin türleri temelde “yazınsal” ve “yazınsal olmayan” metin türleri şeklinde ikiye ayrılır. Yazınsal metinlerde amaç yabancı yazar ve kültürü okura taşımak olduğunda çeviri ve özgün metin arasında “yüzeysel benzerlik” söz konusudur. Öte yandan, yazınsal olmayan metinlerin çeşitliliği ve işlevi yazınsal metinlerden farklıdır. Bu çeviriişinde amaç erek ekin okurunun işine yarayacak, bir başka deyişle işlevi olan bir metin ortaya çıkarmaktır. Bu metinler “bilgilendirici metin” diye, adlandırdığımız gazete ve dergilerdeki yazılar, ders kitabı, makale deneme, öz, özet, eleştiri ve ya ansiklopedik bilgi taşıyan metinler; yasal işlevi olan sözleşme, anlaşma, doğum, ölüm, evlenme, boşanma evrak veya belgeleri; tüketici odaklı kullanım kılavuzları, yemek tarifi gibi metinler veya sağlıkla ilgili hasta onay belgesi, hasta sevk belgesi, hastane kayıt veya çıkış belgeleri veya rapor, bilimsel makale, tanıtmalık, hastane elektronik aygıtların kullanım kılavuzları gibi metinler de olabilir.

Bu metinlerde hedef iletiye sadık kalmaktır. Bu durumda “yüzeysel benzerlik” amaç olmaktan çıkar ve iletiyi aktarmak üzere metni erek dilde yemden oluşturmak anlam kazanır. Bundan böyle, çevirmen “simge odaklı” çeviri stratejileri geliştirmek yerine “anlam odaklı” çeviri stratejileri geliştirmeye başlar ve örneğin İngilizce çeviri yaparken metne sadık kalmaya özen gösterir. Gile’in metin düzeyinde olmamakla birlikte kaynak tümcenin taşıdığı bilgiyi şu şekilde formüle döktüğü görülür:

Kaynak Metin —►İleti + İkinci derecede bilgi (çerçeve bilgi + dilin olanak ve sınırları + kişiye özgü dil kullanımı)

Çeviri aşamasında çevirmen metin türü ve işlevini göz Önünde bulundurarak iletiyi aktarmayı hedefler. Ancak iletinin aktarılması öncelikle iletinin doğru çerçeveye oturtulmasına bağlıdır. Öyle ki bilginin aktarılmasında çevirmenin dil seçkisi, okurun iletiyi canlandırmasına neden olur. Bilginin doğru bir biçimde sahnelenmesi dilin sınırlarının aşılmasına yardımcı olur. Bir başka deyişle, çevirmenin okuyucuyla aynı bilgiyi paylaşmak üzere okurun dilsel ve kültürel bağlamına uygun doğru dil seçkisinde bulunması, onun iletiyi canlandıracak sahneyi yaratmasına neden olur. Örneğin Türkçe çeviri yaparken buna çok başvururuz. Bu şekilde dilin kimi zaman anlatamadıklarını okur ya da dinleyici imgelem gücü aracılığıyla tamamlar. Çevirmen erek dilin sınırlamalarından veya kaynak dil yazarının bireysel dil kullanımından kaynaklanan çeviri sorunlarını okuru aktif konuma geçirerek aşabilir. Bu ise, çevirmen ve okurun birincil iletişim durumuna geçmesiyle sağlanır. İşlevsel kuramların günümüzde önem kazanması da çeviri görevi tanımının daha çeviri işlemine girmeden önce, iletişim sahnesinin hazırlanmasından kaynaklanır. Bu aşamada uygun İngilizce sözlük kullanımı da önem kazanmaktadır. Özetle, kaynak metinin iletisinin uygun sahneye oturtulmasında “çeviri amaçlı metin çözümlemesi” adı verilen bazı aşamalardan geçilir.

önceki haber «
sonraki haber »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir